Hasretlerin ekilip, acıların biçildiği çorak bir tarladayız. Rüzgarlar hoyratça kırıyor yapraklarımızı.
Ve sürükleniyoruz bir bilinmeze. Oysa biz hayallerimizi ekip, içine yaşanmamışlıklarımızı serpmiştik. Umutlarımız vardı bizim yarınlara dair...
ekim ayrılıklar ayıdır gülüm önce göçmen kuşlar terkeder şehrin semalarını yapraklar birer birer dökülürken dallarından bulutlar gelir, sert rüzgarlarla soğuklar gelir güneş gider, ay gider, yıldızlar gider