İşin yoğunluğunu atlatıp bu günü de akşamı etmişti. Etmişti de bir de köprü trafiği belası vardı karşısında dağ gibi. Eve gidip kendi sessizliğine dalma hayali ile bastı gaza. Sanki şehrin gürültüsüne nazire edercesine, nazlı nazlı yağmur çiseliyordu sigaranın dumanı çıksın diye araladığı camdan ıslak
saçlarıyla bir baş uzandı;


