Hayallerimi, umutlarımı ve yalnızlığımı vurup sırtıma
Issız çöllerin sessizliğinde bir damla yağmur gibi
Kuruyup yok olmaya gidiyorum.
Hem yol, hem yolcusu olduğum bir bilinmezde
Acılardan oluşan yüreğimdeki sarkıtları,
Gereksizliklerin içinde lâl olmuş dilimi,
Önüme eğilmiş başımı, yitirilmiş değerlerimi,
Sükunetle izleyip buruk tebessümlerle baktığım sahte dostlukları,
Kanayan yanlarımı, sevgiye dair ne varsa söküp içimden,
Bozup suskunluğumu, uzak ufuklara haykırmaya gidiyorum.
Seni bekleyişle geçen uzun zamanların ertesinde,
Sesin sevinçlerim olur, hasret nağmeleri yayılırdı odama
Neydi beni böylesine tutup saçlarımdan sana doğru çeken,
Ne zaman mutlu, sevinçli bir ortam olsa
Gözlerime sen doğuyorsun
Her şarkıyı söyleyen sen
Her dans eden sen..
Seni düşünürken, Cennetin ırmakları akıyor yüreğime.
Ruhum sükunete eriyor, mahzunlaşıyorum.
Yüzün tam ortasında dolunayın
Gözlerin Hacer-ül Esved, siluetin Kabe'm
Dilimde dualarım oluyorsun..
Sesin değdiğinde sesime
Buzullar erirdi kutuplarda.
Susardı içimde ağlayan çocuk,
Saçlarının rengine boyanırdı gökyüzü.
Küçük, masum şakalarımız olurdu,
Senin gülüşünde çiğdemler açardı.
Gözümüz saatte söyleşirdik hep
Sığamazdık kısıtlı zamanlara.
Gelecekte daha çok konuşuruz der
Sığınırdık hayallere
Aldırmazdık başımızdaki musibetlere
Ve umutlar beslerdik yarınlara dair..
Şimdi neredesin, ne haldesin bilmiyorum
Çığ düşmüş sana geleceğim yollara
Ellerim gökyüzüne kalkıyor
Bir can mı istiyorsun al senin olsun verdiğin diyorum
Kıyma tomurcuk gülüme..
Ben hala gittiğin gündeki gibiyim,
Belki biraz daha suskun,
Biraz daha fazla özlem
Gözkapaklarıma çizili yüzün
Kalp atışlarım kadar yakın bana diyorum
Özleyen yanlarımın yangınında
Dilimdeki duam oluyorsun,
Her dua, Seni Seviyorumla başlayıp
Seni Seviyorumla bitiyor...
01.07.2012