Bazen unutmak isteriz ya hani,
Aklımıza tüm olumsuzlukları getirip,
Hayırsızın tekiymiş demek isteriz
Dilimiz varmaz birtürlü,
Düğümlenir kelimeler, tıkanıp kalırız
Bu kaçıncı sabahtı güneşin
Uykusuz gözlerine doğduğu
Düşündü, çokmuş hem sayıp da ne olacak ki
Nasılsa serseri zamanlarındaydı ömrünün
Zihninin kenarına itti bu düşünceyi.
Yağmur altında koca kent
Cama vuran damlaların
Buğusuna çizdiğim yüzün
Kederli bakışlarında
Gördüğüm çaresizliğin
Yüreğim çarmıha gerili
Sesim çığlık olup
Erken sonbaharlarda yankılanıyor
Gittikçe ıssızlaşan çöllerde,
Kurumuş yapraklarla savrulup
Gölgemle yürüdüm ay ışığında..
Yalan, seni sevdiğim yalan
Özlediğim yalan..
Uykusuz gecelerde
Uğruna döktüğüm yaşlar
Yalan..
Puslu bir günün sabahında İstanbul'un
Aldırmadan yağmura
Yürümek el ele sahilde
Gemilere el sallayıp,
Martılara simit atmak..