Biz aşkı küstürdük Maria
Olmadık insanlara kanıp
Yerden yere vurduk
Masum duyguları..
Hangi çiçek susuz açar ki
Yaprağı solmuş dallarda
Barınır mı kuşlar Maria..
Öksüz çocuk gibidir aşk
İlgiye, sevgiye, şefkate
Dönüktür yüzü
Bilemedik Maria
Anladığımız zaman da ise
Çoktan gitmişti
Uçarı kuşu sevdanın..
Hangi dal kırıldığı yerden tutar ki
Kalbimiz kanadığında anladık bunu Maria..
Uyan Maria
İda'nın yamaçlarından
Hera'nın tebessümlerini
Mezopotamya'dan Ab-ı Hayat'ı
Kilimanjaronun zirvesinden bir tutam kar
Serengetinin yavru ceylanlarından sevgi
Tibet keşişlerinden sabır
Fatıma-i Zehra'nın Nur'unu,
Ve nihayetinde Ganj'ın
Boz bulanık sularında
Günahlarından arınmış yüreğimi
Getirdim sana Maria..
Bedenim Firavun ateşinde
Musa değilim ki mor sümbüllü çiçekler
Açsın dörtbir yanımda Maria..
Sen Maria, çocukluğumun düşleri
Yüzyıllar ötesinden gelenim
Mutlu musun gittiğin yerde
Eğer ki mutluysan aldırma feryatlarıma
Mecnundur, meczuptur dersin
Alabildiğine yaşa hayatını
Umursama yokluğuna yazdığım ağıtları..
Demiştim hatırlarsan
Ne kadar süre geçerse geçsin
Birgün dönüp geleceksin
Tarumar olmuş bir bağın
Yorgun bahçıvanı çıkacak karşına
Bir de yaprakları solmaya yüztutmuş
Bir Cezayir menekşesi
Uzat günışığı kokulu ellerini
Al ve avuçlarında yaşat Maria..
16.07.2013 / Darıca..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder