Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Suskun Vedalar ( VIII )






Dudaklarımda bir ıslık, ellerim ceplerimde
Umutsuzluğun çıkmazına yürüyorum
Sigaramın dumanı yakıyor gözlerimi
Ondandır diyorum süzülen yaşlar
Avuçlarımda pişmanlıklar,
Bir çocuk hıçkırıyor taa derinlerde..

Yaşanmamışlıklarım kaldı sende,
Adı konmamış hayallerim,
Yokluğunda sürgün gibi yalnızlığım
Gözlerim delip geçiyor zifiri karanlıkları
Yarım kalmış şiirlerim gibi
Dökülüyorsun dudaklarımdan..

Adını haykırıyorum uzak ufuklara
Dişlerim kanatıyor dudaklarımı
Neredesin, ne haldesin bilmiyorum
Günden güne öldürüyor beni bu belirsizlik
Bağırıyorum, kimseler duymuyor feryadımı..

Mevsimler geçip giderken, her gece bir kervan olup
Yıldızlara koşuyorum, adın dualarım dilimde
Bir yağmur katresi olup düşüyorsun dudaklarıma
Çiy tanesi oluyorsun gözlerime sürdüğüm
Gülüşlerinde Firdevsin gülleri
İmbat olup yanaklarımı okşuyorsun.

Herşeye rağmen yitirmedim beslediğim umut dağlarını,
Ateş böceği oldum yüzündeki Nur'u Fatıma'ya..

Acımasızca geçip gitse de zaman
Ne kadar uzarsa uzasa da yollar,
Ben hep bıraktığın yerde olacağım
Gelsen de, gelmesen de..

22.08.2012 - Darıca

2 yorum:

Unknown dedi ki...

insanı derinden etkileyen bir şiir yine.umarım adresine başarılı bir şekilde ulaşmıştır...

MK dedi ki...

Teşekkür ederim. Bazen olmadık hayaller kurar, bir yavru serçeyi ellerimizle besleriz hayalimizde yarattığımız sevgiliyi. gün gelir uçar gider sevdanın kuşu geriye sahipsiz, boynu bükük tarumar olmuş bir yürek kalır.